8 Haziran 2016 Çarşamba

New York'tan selamlar

Artık yazılarıma New York'tan devam ediyor olacağım. Mümkün mertebe buraya gelecek kişilere yardımcı olabilecek temel bilgilere dair bir giriş yazısı hazırlıyorum, yakında sizlerle :-)

Giriş değil, bunca yıldan sonra bloğun yeniden canlanması diyebiliriz aslında...

İstanbul'da kariyeri bırakıp Kaş'a gidip bar açma macerası ve sonra New York'a gidip orada kariyere devam etmeye çalışma macerası. Bir hayli kafalar karışık gibi görünse de, aslına bakarsanız artık çok daha net :-) Çünkü neyi aradığımı buldum diyebilirim...
Görüşmek üzere!

Not: Sevgili Evren kendi sitesinde Türkiye'nin en eski blogları isimli bir yazı hazırlamış, artık benim bloğum da listede, kendisine yeniden yazmama vesile olduğu için teşekkür ediyorum :-)  O listede o kadar çok eski blog camiası insanları gördüm ki, bir hayli nostalji oldu doğrusu :-)

http://www.evrengunlugu.net/2016/05/30/turkiyenin-en-eski-bloglari/


1 Aralık 2014 Pazartesi

8 Ocak - Elvis Presley anısına Meme Kanseriyle Mücadele Konseri !

"Elvis Presley Türkiye Resmi Fan Kulübü", "Memeder" ve "Serhat Kaner" işbirliği ile, 
Elvis Presley anısına Meme Kanseriyle Mücadele Konseri
    
Elvis Presley'in doğum günü olan 8 Ocak tarihinde dünyanın her yerinde konserler düzenleniyor.

Türkiye'de ise, Elvis Presley Türkiye Resmi Fan Kulübü ve Memeder ( Meme Sağlığı Derneği), 8 Ocak Perşembe 2015 tarihinde İstanbul Jolly Joker'de, Serhat Kaner ve grubunun sahne alacağı bir etkinlik düzenliyorlar. Bu etkinliğin amacı, bir taraftan Elvis'in anısını onurlandırırken, bir taraftan da meme kanseriyle mücadele konusunda insanları bilinçlendirmek ve Memeder çalışmaları için kaynak sağlamak olacak.

Bilindiği gibi Elvis Presley, Rock'n Roll müziğinin Kralı olarak anılmasının ve dünyanın en önemli  şarkıcılarından biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda sosyal yardımlaşma derneklerine en çok bağış yapmış olan sanatçıların başında gelmektedir. Şu an Elvis'in kendi kızı tarafından bu sosyal yardımlaşma çalışmaları halen devam ettirilmektedir. Elvis Fan Kulübü olmanın birinci şartı ise, yapılan etkinliklerle sosyal yardımlaşma ve bilim derneklerine katkıda bulunmaktır.

Elvis Presley Türkiye Resmi Fan Kulübü de, Elvis'in doğum günü etkinliğini, Elvis'in yardımsever karakterine yakışır şekilde kutlamayı amaçlamaktadır, bu nedenle de desteklemek için bu etkinlikte  Memeder ile birlikte çalışmakta ve son yıllarda ülkemizde çok hızla yükselen bu hastalığa karşı savaş açmaktadır.

MEMEDER, son derece saygın ve konularında uzman Bilim adamları, Gönüllüler ve Meme Kanserini  yenmiş Survivor Kadınlarımız ile birlikte meme sağlığı konusunda toplumu Kendi Kendine Muayene,Tarama ve Erken Teşhisin Önemi konularında bilinçlendirmek, sosyal- psikolojik destek vermek, yaşam kalitesi ve süresini uzatmak, bilimsel proje ve sosyal etkinliklerle ülke tıbbına ve insanına hizmet götürmek misyonunu taşımaktadır.

Planlanan gecede, Türkiye'nin iyi ses sanatçılarından, aynı zamanda kitap yazarı ve eski dizi oyuncusu olan, opera kökenli  sanatçı Serhat Kaner, grubuyla birlikte sahne alıyor ve Elvis'in en güzel şarkılarını kendi tarzıyla seslendiriyor olacak. Grup üyeleri: Serhat Kaner (Vokal), Görkem Baharoğlu (Lead gitar ve back vokal), Arif Ortakmaç (Bas gitar ve back vokal), Bartu Özbatur (davul), Barış Göker (klavye).

Biletler Biletix'ten , Jolly Joker gişelerinden,Elvis Türkiye ve Memeder'den satışa sunuldu.

Elvis Presley Türkiye Resmi Fan Kulübü ve Memeder, herkesi meme kanserine karşı mücadeleye destek vermek için 8 Ocak gecesi  Jolly Joker'e davet ediyor. 

Biletix'ten satın al:  http://www.biletix.com/etkinlik/SJJ03/TURKIYE/tr

Elvis Presley Türkiye Resmi Fan Kulübü
www.elvisturkiye.com , info@elvisturkiye.com , www.facebook.com/elvisturkiye


www.memeder.org , www.facebook.com/memesagliginelinde


Jolly Joker adres: İstiklal Caddesi, Balo Sokak, No:22,  Beyoğlu, İstanbul, 

27 Nisan 2014 Pazar

E-sigara- 19.gün

Bir önceki yazımda anlattığım elektronik sigara maceramın 19. günündeyim.

İlk bir hafta içerisinde e-sigaradan başka 3 tek dal normal sigara içmiştim. 2 haftadır da sadece elektronik sigara içiyorum.

Durumum şöyle: Normal sigara kokusu duyduğumda hala canım istiyor, öyle tiksinme gibi bir durum yok.
Ancak e-sigaradan alınan terapatik nikotin sayesinde çok zorlayıcı bir istek olmuyor.
Birazcık irade ile de sadece e-sigaraya devam ediyorum.

En klasik ve olmazsa olmaz sigara içme anları olan yemeklerden sonra, kahve ile, içki ile vb durumlarda da e-sigarayla idare ediyorum. Bir zorlanma yaşamadım.

E-sigara likitinin nikotin seviyesini sırasıyla 18 mg- 9 mg ve en son 6 mg a düşürdüm. ( 1 ml'de). Günde 0,3-0,5 ml likit tüketiyorum. Ben zaten sigara içerken de en hafif sigaranın slim olanından içtiğim için ben daha kolay nikotini azalttım ama yoğun ve ağır sigara içicileri nikotin miktarını azaltmada bu kadar hızlı davranmasınlar.

Sigarayla aynı şey değil, kokusu da tadı da başka, yani aslında el alışkanlığı-dudak alışkanlığı-psikolojik alışkanlık ve nikotin alışkanlığı replasmanı yapıyor bir yerde. Ama koku da tat da sigara değil.

3. haftayı bitirmek üzereyken, ilk haftalara göre sigara isteğim daha azaldı.
Sabah uyanınca ciğerlerim daha sağlıklı.
Daha rahat nefes alıyorum.
Koku olmuyor.
Ağzımın tadı hakikaten değişmeye başladı, bazı şeyler daha lezzetli gelmeye başladı, bazılarıysa eskisi kadar güzel gelmiyor.

Benim amacım kalıcı e-sigara içmek değil, kendime eziyet çektirmeden yavaş yavaş sigaradan kurtulmak amaçlı e-sigaraya geçtim. Sanıyorum en geç 1 yıl içerisinde de bunu da bırakmış olurum. Amacım her ay nikotini biraz daha azaltarak en son sıfır nikotinli satılan likitlere geçmek ve en son da tamamen bırakmak.
Bu şekilde yavaş yaptığım için birden kilo alma gibi dertler de olmayacak gibi görünüyor. Ancak artan lezzet hissi nedeniyle canım eskisine göre daha fazla yemek istiyor.

Ben size arada bu konuda durum güncellemesi geçmeye devam edeceğim.
E-sigaraya geçecek olanlara tavsiyem, mutlaka alırken yedek batarya ve atomizer/clearomizer almaları. Ya da ikili satılan set sigaraları tercih etmeleri. Çünkü batarya bittiğinde zor durumda kalabilirsiniz, amaç eliniz normal sigaraya gitmesin :-)  Modele göre atomizer/clearomizer ise zaten sarf malzemesi, kullanıma göre 3-5 günde bir yenisi ile değiştiriliyor...

Bir önceki yazımda detaylarından bahsettiğim VG likitlerden Queen's markasının Captain Kid ve Fresh Deckhand sipariş etmiştim ( 6mg ). Captain Kidd çikolata ve naneli, aşırı derecede tatlı geldi,midem bulandı ve içemedim. Fresh Deckhand ise naneli ama daha denemedim. Captain Kidd'de boğaza vurum ve buhar üretimi yok denecek kadar az. Yani bir daha asla kullanmam.

Yurtdışından sipariş ettiğim Halo premium likitleri ile ilgili de mayıs ayı içerisinde sizleri bilgilendiriyor olacağım...



15 Nisan 2014 Salı

Elektronik sigara maceram :-)

Bunca yıllık profesyonel spor geçmişime rağmen, vaktinde bir defa bulaştığım ancak zevk alıyorum diye daha önce kurtulmaya çalışmadığım ancak daha sonra ne kadar illet bir alışkanlık olduğuna karar verip de, sigara alışkanlığımı bitirme vaktinin geldiğini düşünerek, elektronik sigara ile kendime yeni bir sayfa açmaya karar verdim :-)

Sigara deyince şartlanmış şekilde "irade" diye verilen cevaplardan çok hazzetmediğimi hemen söylemeliyim. Elbette her türlü alışkanlık irade ile çözülür. Ancak insanoğlunun kendi tercihleri de vardır, benim tercihim kendimi sıkıntıya sokmadan bu sorunu halletmek idi. Bir günde bıraksaydım muhtemelen çok kilo alacak, sinirli olacak, sigara içen arkadaşlarımdan ve ortamdan kaçmaya çalışacaktım. E bar işleten biri olarak, bu nasıl mümkün olabilir ki? Birçok örneklerinde olduğu gibi yeniden başlama oranını azaltmak ve vücudu krize sokmadan daha uygun bir şekilde kurtulmak için bu yolu seçtim.

Bu nedenle, yurtdışında birçok ülkede yasal olan ancak vergilendirme mevzuatı konusunda çözülemeyenler nedeniyle ve ülkemizde kimi kartellerin pazar payı endişesiyle olduğunu düşündüğüm bir şekilde yasallaştırılamayan elektronik sigara denemeye karar verdim. Önce bununla ilgili envai çeşit yurtiçi-yurtdışı makale-araştırma okudum. Zararı ile ilgili birşeye rastlayamadım, sadece olabilecek zarar, nikotin miktarını likitlerde ayarlayamamaktan mütevellit fazla nikotin almak olabilir veya merdivenaltı tabir edilen yerlerden orjinal olmayan likit almaktan kaynaklanabilir. Üzerine bir de yurtdışında akademik kariyeri olan bir İngiliz arkadaşın elektronik sigaranın masumiyetini ispatlarcasına tezi ile ilgili onunla sohbet edince, kesinlikle e-sigaraya geçmeye karar verdim.

Birkaç kişinin tavsiyesi ile www.sonsigaran.com sitesinden alışveriş yapmayı tercih ettim. Çünkü en önemli sorun, ülkemizde satışı yasallaşmadığından dolayı, devletin milleti zorla kaçak-merdivenaltı ürün almaya itmesiydi ve bu site orijinal ürün satmasıyla ilgili birçok yerden iyi referanslar almıştı.

Ben şahsen ince ve çok az nikotinli sigara içtiğimden ve tüketimim zaten fazla olmadığından dolayı, ince tipli bir e-sigara seçtim: Kanger E-smart. Bunu da sonsigaran.com bana tavsiye etti.  http://www.sonsigaran.com/elektronik-sigara/elektronik-sigara-baslangic-seti-tek-esigara/kanger-e-smart

Ancak çok daha yoğun içiyorsanız, daha yüksek pil ömrü ve buhar gücü olan orta boy veya daha büyük boy olanlarından almalısınız.

Benim aldığımın içinde 2 tane e-sigara var, böylece şarjı bittiğinde ötekini kullanabilirsiniz. E-sigara prensip olarak şu parçalardan oluşuyor:
Clearomizer ve atomizer: Burası likiti koyduğunuz yer
Batarya
Ağızlık kısmı
Usb ve priz şarj kablosu

Sonra iş likit seçmeye geldi, ben Liqua, Joyetech ve Flavour art likit denedim. Nikotin seviyelerini ise 18- mg, 9 mg ve 6 mg olarak seçtim. 18'lik ağır geldi, 9 fena değildi, 6 biraz hafifti ama bana uygun olması gereken oydu. Burada anlatılan şey 1 mililitrede 6 mg nikotin bulundurması idi. Prensip, orta seviye bir niktonle başlayıp sonra yavaş yavaş azaltarak sıfır nikotinli likitlere geçmek ve zamanla bırakmak. Yalnız, sadece VG olan likitleri denemek için Queen's VG likitlerinden deneyeceğim ve de sonraki hedefim premium likit kategorisindeki pg+vg olan Halo...

Likitlerin içinde 4 madde var: Propilen Glikol (PG), Bitkisel Gliserin (VG), aroma, su, terapatik nikotin
PG de VG de yediğimiz birçok maddede bulunan şeyler olmasına rağmen kimi kişilerde oluşan PG alerjisi nedeniyle (kızarıklıklar vb), sadece VG içerenleri tercih edenler de var. Ancak sigara doygunluğunu arayanlar için, PG içerikliler daha doldunt at, VG içerikliler ise bol buhar üretirler. Yani alerjisi vb olmayanlar için ikisinin karışımıyla yapılanlar daha mantıklı görünüyor.

Bildiğiniz gibi elektronik sigara duman değil buhar üretiyor. Yani içinde sigarada olan binlerce zehirli madde, katran vb yok.

Tecrübelerime gelince, e-sigaraya geçeli tam 6 gün oldu. İlk 3 gün birer dal sigara içtim ama 3. gün yarısında söndürdüm, bir tuhaf geldi. Ben nikotin oranını bilinçli olarak ve gereğinden hızlı şekilde düşürdükçe, ilk başlarda azalan sigara isteğim artmaya başladı ama dayanılamayacak birşey değil an itibariyle. 4 gündür sadece e-sigara içiyorum. İlk günlerde ciğerlerimde bir sıkışma ve baş dönmesi hissettim, araştırdığımda vücudun sigaraya ait katranı atmaya başladığı için böyle şeyler olabileceği yazıyordu. Bugün itibariyle bir sıkışma hissim yok. İlerleyen günlerde tecrübelerimi anlatmaya devam edeceğim. Bu arada e-sigara ile ilgili çok iyi bir forum sitesi var:  http://www.esigara.us/anasayfa.php   Burayı karıştırmadan birşey almamanızı öneririm. Diğer sık sorulan sorular ve cevapları için: http://www.sonsigaran.com/Sigara-birakma
Sigarasız günler dileğiyle :-)



4 Şubat 2014 Salı

Yeni resmi Elvis Presley Fan Klübümüze davetlisiniz !


Kulüp Manifestomuz:
https://www.facebook.com/elvisturkiye
Öncelikle neden yeni bir Elvis Presley Fan klübü oluşturma ihtiyacını hissettiğimizi açıklamak isteriz.
Elvis Presley Enterprises ile görüşmelerimizde, bize kendi inandığımız yol doğrultusunda klübü yürütebileceğimizi belirttiler, aşağıda anlatacaklarımızı onlara da anlatarak onayını önceden aldığımızı belirtmek isterim.

Bildiğiniz gibi Elvis Presley, müzik tarihindeki en önemli idollerden ve rock müziğin atalarından birisidir.
Maalesef, Elvis Presley ülkemizde bu yönde pek tanınmamakta ve genelde animasyon gösterisi veya palyaço gibi kullanılarak imajına zarar verilmektedir. 
Peruğu takıp süslü birşeyler giyen ve sesi bırakın Elvis'i, vasatın vasatı bir şarkıcıdan bile daha kötü kişiler, sesini biraz kalınlaştırıp yayarak Elvis şarkıları söylemektedirler. Dünyanın en iyi şarkıcılarından birini bu şekilde temsil etmek hakikaten acı verici. Bu gibi taklitlere genç nesilin gülüp dalga geçmesine ve Elvis'i böyle tanıyıp anlamamasına şaşmamalı. Bu işi düzgün yapanların alınmamasını rica ediyorum.

Ve Elvis'i sahiplenen bazı kesimler de adeta holiganvari bir yaklaşımla, başka müzik türlerini veya sanatçıları dinlemeyi reddetmiş, içine kapanmış ve bu tavırla da Elvis'in müzik tarihindeki önemini insanların anlamasına bir bakıma istemeden de olsa engel olmuşlardır.  Bu yönde doğru olarak çaba gösteren birçok kişi bulunsa da, onların çabaları da yetersiz kalmıştır. Elvis'i anlamak ve dinlemek için, diğer sanatçıları yok saymaya, başka grupların fan klüpleriyle kavga etmeye gerek yoktur. Herkes Elvis'i kendi istediği şekilde sevebilir, birinin bunun yönünü çizmesi veya kendince kurallar koyması doğru değildir.

Peki Elvis'i bilmek ve doğru anlamak neden önemli? Nasıl tarihimizi bilmeden ileriye bakamayacaksak, aynı şey müzik tarihi için de geçerlidir. herkes Elvis Presley'in müziğini sevmek veya dinlemek zorunda değil; fakat anlamak ve saygı göstermek durumundadır. Çünkü Elvis ve onun gibi bazı kişilerin çabaları,çektikleri,verdikleri savaş nedeniyle şu an dinlediğimiz müziği dinleyebiliyoruz. Yurtdışında birçok bilinen sanatçı Elvis konusuna böyle yaklaşmakla beraber maalesef Türkiye'de yeni nesile bu konu pek anlatılamamıştır.

Elvis Presley'nin müziği, o günkü şartlarla değerlendirilmelidir. Elbette günümüzdeki teknolojik imkanlar, aletler, bilgi o zaman mevcut değildi. Elbette bugünün imkanlarıyla yaratılan eserlerle kıyaslanamaz. O imkanlar dahilinde, o günün inançlarıyla ve zorluklarıyla, neredeyse kilise tarafından rock'n roll söylediği için aforoz edilme tehlikesine dahi yaklaşan, rock'n roll'u bitirmek adına uzun askere gönderilen Elvis Presley'nin çektiklerini anlamak kolay değil. O bu savaşı vermeseydi, şu an müzik sektörü nerede olurdu tahmin etmek hakikaten zor. Osmanlı'da matbaa yasaklanmasaydı neler değişebilirdi bir düşünün, aynı şekilde Elvis de pes etmediği için bugün buradayız.

Tüm bunları yaparken, sözleşmesi bulunan menajeri nedeniyle,istemediği filmlerde oynatılarak istemediği şarkılar da söylettirilmiştir. Ondan önce bir superstar yoktu, o, bu caimada superstar olmak ne ise bize gösterdi ama aynı zamanda bunun bedelini de hayatıyla ödedi. Kapalı kapılar ardında dünyadan kopuk bir hayat yaşadı, hayallerini gerçekleştirme imkanı bulamadı. Fakat bunlar yaşanırken garip bir şekilde saflığını ve iyiniyetini hiç kaybetmedi ve parasını etrafa ve muhtaçlara düşünmeden sürekli dağıtması nedeniyle bir kaç defa tüm parasını kaybetti.

Tüm bu detaylara ilerleyen zamanlarda geleceğiz. Derneğimizin başkanı bendeniz Arzu Kaner, Başkan yardımcısı ise Aslı Mühürhancı'dır. Bayanlar tarafından yönetilen TR'nin lk Elvis Klübüyüz, çünkü Elvis hayranıyız :-). Ve sadece Elvis de değil, müzik tarihinde hayranı olduğumuz birçok kişi ve grup var. Amacımız Elvis'i doğru tanıtmak ve anlatmaktır.  Web sitemiz: www.elvisturkiye.com  olup halen yapım aşamasındadır, bittiğinde haber vereceğiz. Yazar alımlarına açığız, lütfen bu konuda bizimle irtibata geçiniz. Twitter adresimiz: https://twitter.com/elvisturkey

Selam ve saygılarımızla,



8 Ocak 2014 Çarşamba

Elvis meets the Beatles!

Rock'n Roll'un kralı Elvis Presley'nin bugün doğumgünü...Bu nedenle, bu ay 15 Ocak'ta Mojo Beyoğlu'nda, 2 efsaneyi aynı sahnede onurlandıracak kaçmaz bir konser haberi verelim:

"“Türkiye’nin Elvis’i” olarak tanınan Serhat Kaner, Türkiye’deki en iyi Elvis yorumcularından biri. Çok geniş bir repertuvara ve sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da büyük hayranlık uyandıran müthiş bir sese sahip olan Kaner, 20 yıldan fazla bir süredir sahnelerde müzikseverlerle buluşuyor.

Bilindiği gibi, Meat The Beetles, Türkiye’nin ilk ve tek The Beatles tribute grubu. 2009’dan beri gerek Türkiye’nin, gerek Avrupa’nın en iyi sahnelerinde The Beatles şarkılarını yorumluyor ve izleyicilerin büyük beğenisini kazanıyor.

Serhat Kaner ve Meat The Beetles, bir araya gelerek unutulmaz The King ve Fab Four hitlerini birlikte söyleyecek. Bu yepyeni proje, 15 Ocak 2014 akşamı Mojo’da ilk kez seyirciyle buluşacak. Siz de bu konserde yerinizi alın ve müzik tarihinin altın çağından günümüze gelen eşsiz melodilere kulak verin."





30 Eylül 2013 Pazartesi

Barınak yardımı, ayda sadece 30 TL !

Ayda sadece 30 TL'ye, Kaş Hayvan Barınağı'ndaki bir köpeğe sponsor olabileceğinizi biliyor musunuz? 

O, barınakta kalmaya devam edecek ama siz onun manevi ailesi olacaksınız. Barınaktaki yaşam koşulunun iyileşmesinde ve ona iyi bir yaşam sağlamada büyük bir desteğiniz olacak. 

Sürekli barınaklardaki kötü durumlarla ilgili video ve haber paylaşmak yerine, gerçekten bu koşulları değiştirmek için canla başla çalışan resmi derneğimize bu konuda destek olmak ister misiniz? 

Bir cana el vermek için tek yapmanız gereken aşağıdaki email ile irtibata geçmek ve sonra gönderilen köpek resimleri arasından birini seçerek isim vermek. En son olarak, resmi dernek hesabına ayda 30 TL düzenli ödeme talimatı verdiğinizde herşey tamam olacak. Köpeğinizin resimleri , videoları sizlerle düzenli olarak paylaşılacak. Çözümün parçası olmak istemez misiniz?

Kaş Hayvan Dostları derneği. ( İrtibat: kanerarzu@gmail.com )  
 
Not:Resmi dernek sicil no: BO54VLK4076001.470/4292

28 Ağustos 2013 Çarşamba

ÖNEMLİ DUYURU- ROCKY İÇİN !

ÖNEMLİ DUYURU- ROCKY İÇİN ! Sevgili arkadaşlar, biricik köpeğim Rocky'nin hastalık zamanı ve aramızdan ayrılışında da birçok dostum yazdı, yapabileceği birşey olup olmadığını sordu. EVET YAPABİLECEĞİNİZ BİRŞEY ŞU AN VAR! Rocky'nin anısını onurlandırmak istiyorum. O nedenle Rocky onuruna, Kaş Hayvan Dostları Derneği bağış kampanyası yaptık, Rocky için artık birşey yapamayız ama, Rocky'nin dostlarının karnını doyurabilir ve kısırlaştırılmasına, onun gibi zehirlenenlerin iyileştirilmesine faydanız dokunabilir. Miktar hiç farketmez, sembolik küçük bir miktar da olabilir, damlaya damlaya göl olur. Bu nedenle aşağıda derneğin hesap numaralarını veriyorum. Sizden arkadaş olarak ufacık bir ricada bulunuyorum. Rocky'yi onurlandırmak için, bir kahve parası kadar bile olsa desteğinizi esirgemeyeceğinizi düşünüyorum. Bunu benim için yapar mısınız? 

Yapı Kredi Bankası
Iban: TR19 0006 7010 0000 0092 0651 72
Kaş Hayvan Dostları Derneği

Dear friends, as you know my lovely Dog Rocky got poisened and we failed to heal him beacuse of the strong poison. At that period lots of my friens asked me that if they can do something or not. Maybe he passed away but I really need our help right now to save other dogs in sanctuary at Kaş. There is a legal charity here called Kas Animal Friends Charity, and i will appreciate if you can send even small amounts to help the other dogs...Could you please do that for me to honour the memory of Rocky?




9 Haziran 2013 Pazar

Gezi Parkı İnfografik :-)

Daha büyük görüntülemek için resme tıklayınız:

http://infografik.com.tr/wp-content/uploads/2013/06/GeziParki_Infografik.jpg

Devlet eli nereye kadar?

Not: "Bu yazıyı Taksim Gezi Parkı olaylarından bir hafta kadar önce kaleme almıştım, yeni yayınlıyorum. Gezi Parkı değerlendirmeleri yakında..." 

İnsanların bireysel özgürlük sınırları nerede başlar nerede biter ve devlet buna nereye kadar müdahale edebilir? 

Tüm bu hususlar demokratik anayasada belirtilmesine rağmen son derece ucu açık durumdadır. Anayasada devletin vatandaşlarını alkol gibi zararlı alışkanlıklardan korumasına ilişkin maddeler yer alıyor. Anayasa’da aynen şu ifadeler kullanıyor: “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır”. 

Burada “gerekli tedbir” sözü, ucu açık olmasına rağmen, kişisel özgürlüklerle ilgili konuyla çakışıp çakışmadığına bakılması gerekir. Ki aklı başında herkes çakıştığını rahatça söyleyecektir. O zaman eskiye dönüp devlet artık bize hangi kitabı okuyup hangisini okuyamayacağımızı da söyleyecek midir?! 

Anayasal ucu açık kılıflar kullanılarak her şey yasaklanabilir. Şunları yeniden hatırlatayım, anlayanlar için: 

II. Dünya Savaşı sırasında Rahip Pastör Nie Moeller'in söylediği gibi: 

"Önce Yahudiler için geldiler, Sesimi çıkarmadım, çünkü ben Yahudi değildim 
Sonra komünistler için geldiler Sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim 
Sonra sendikacılar için geldiler, sendikacı olmadığım için yine sesimi çıkarmadım 
Sonra benim için geldiler 
Ses çıkaracak kimse kalmamıştı…" 

 Ya da Alev Alatlı'nın uyardığı gibi:
 "bir mıh kaybettik, naldan olduk 
bir nal kaybettik, attan olduk 
bir at kaybettik, askerden olduk 
bir asker kaybettik, ordudan olduk 
bir ordu kaybettik, vatandan olduk..." 

 Kaldı ki, kötü alışkanlıklar yasaklamayla değil, eğitimle çözülebilir. Televizyonda sigara ve alkol görüntülerinin üstünü kapamakla gerçekten kimse anlamıyor mu, bu kadar dummy bir nesil miyiz? Alkol sorununu aile ve eğitim sistemi çözmelidir, devlet yasağı değil. Hele ki turizm cenneti bir ülkede bu kadar keskin sınırlarla çizili hususlar belirlemek, ülkenin en büyük gelir kaynaklarından turizmi de baltalayacaktır. 

Geçen yıl Fransız bir arkadaşımızı İstanbul’da gezdiriyorduk. Ulus Parkına da götürdük, fotoğraf çekmek istemişti. İstanbullular bilir, en güzel manzaralardan biri de oradadır. Arkadaşımızın elinde saatler önce başka yerde içtiği boş bira kutusu vardı ve yere atmak istemediği için elinde dolaştırıyor ve çöp tenekesi arıyordu. O sırada parkta bir polis yanına geldi ve dedi ki:” Burası İslami bir ülke içki içtirmeyiz, ya buradan gitsin ya da sınırdışı ederim.”. Açıklamaya çalıştık ancak anlamak istemedi. Turist olduğunu, çöp tenekesi aradığını, parkta içmediğini, bu gibi tavırların doğru olmadığını söylememize rağmen parktan bizi kovdu ve turist arkadaşımızı fotoğraf da çekemedi. Kendisine durumu nasıl izah edeceğimizi şaşırdık. Daha o zamandan suların ne yöne akacağı belliydi. 

Alkol ile ilgili saat kısıtlamalarında örnek verilen ve bize göre medeni anlamda daha gelişmiş Avrupa ülkelerine gelince,bahse konu ülkelerin gelir ve refah seviyeleri, kişisel özgürlük alanları da dikkate alınmalıdır. Önce o konuları bir örnek alalım, sonra sıra alkole gelir gelir zaten. 

Diyelim devlet bizi kötü alışkanlıklardan korumak adına baba rolünü giyiyor. O halde GDO yani Genetiği değiştirilmiş olan ürünleri ne demeye bize yedirmeye devam ediyor? Üstelik bunların kanser yaptığı yüzde yüz kesinken? Hadi yedik, kanser de olduk diyelim. Neden bu hastalıkla ilgili gerekli tüm ilaçları getirmiyor ve tam teşekküllü bir sağlık desteği sağlamıyor? 

Ben yakınımdan biliyorum, hadi en gerekli ve ülkede satılmayan, herkesin kendi parasıyla getirttiği temel kanser ilaçlarını geçelim, kemoterapide mide bulantısını tamamen engelleyen bir hap var, 3 tek kapsül 170 TL civarı bir şey, bunu da devletin karşılamadığını biliyor musunuz? Yani deniyor ki, tamam öldürmemeye çalışıyoruz ama süründürmeye meyilliyiz…


 
design by suckmylolly.com