31 Temmuz 2008 Perşembe

Tutkunun dansı Tango


Arjantin tango… Diğer bir deyişle tutkunun dansı. Peki tangoyu diğer danslardan ayıran ve tutkunun dansı yapan şey nedir? Çünkü tangonun kendi ruhu vardır, bahsedilen tutku tangonun tutkusudur, karşı cinse duyulan tutku değildir.

Arjantin tango doğuşu itibariyle bir başkaldırışı, asiliği, isyanı barındırır. Arjantin’in yaşamış olduğu iç karışıklıklar, dünya savaşları gibi kaos döneminde, halkın kendi isyanını dans ile dile getirişidir tango. İlk olarak halk arasında, kenar mahallelerde, sokaklarda doğduğu için de, salon dansları ve elit kesim arasında yerini alması ancak 1. Dünya Savaşından sonra sosyetenin yavaş yavaş bu dansa merak sarmasıyla olabilmiştir ancak...

Arjantin tango öğrenmek, normal bir dans öğrenmeye benzemez. Çünkü öğrenmek için o ruhu hissetmeniz ve direkt o dansın barındırdığı duyguya dokunabilmeniz ve ona bağlanmanız gerekir. Ama bir kez o tutkuya dokunabilirseniz, gördüğünüz derin haz hiçbirşeye benzemez, artık geri dönüş diye birşey yoktur. Tango bir tutkudur; iki beden, tek bir ruhu olusturur.

Arjantin tangonun belli başlı hareketleri vardır. Ama dansın kendisi bir tür doğaçlama içerir. Yani Avrupa tangosu gibi yumuşak değildir ve kareografi yoktur. Arjantin tangoda hareketler öğrenildikten sonra, dansı yöneten erkek, pistin durumuna, şarkının ritmine, o anki hissiyata göre hareketleri başlatır, hareketler arası geçiş yapar, bir hareket arasında başka şeyler yaptırır, o hareket bitmeden ötekine geçebilir. Yani dans, figürlerin birbirine karışımıyla her defasında yeniden yaratılır. Bu nedenle derslerde önce tangonun beden dili öğretilir. Erkeğin her işareti başka birşeye geçiş demektir ve erkeğin sorduğu bu hareket sorusuna, kadın da karşı hareketiyle cevap verir. Avrupa tango öğrenen sadece bir şarkıda bir koreografi öğrenir ve kendi eşiyle bunu yapabilir. Ama Arjantin tango öğrenen, dünyanın her yerinde, tango bilen herhangi biriyle,herhangi bir tango şarkısında dans edebilir; çünkü o artık dansın dilini bilmektedir.

Ve dans konusuna tereddütlü bakan Türk erkeklerine müjdem var :-). Tango, erkeğin yönetmesi itibariyle de tamamen erkek egemen bir danstır, biraz maçodur. Latin danslarındaki kalça figürlerini feminen bulan Türk erkeklerine diğer müjdem ise, tango serttir ve kalça kıvırma yoktur :-) Çok profesyonel dansçıların yaptığı aşırı artistik hareketlere de fazla takılmayın, onlar profesyoneller içindir.

Arjantin tangonun içinde aşk, tutku, savaş, kavga, barış, direniş, vesaire herşey vardır. Tango yapılırken yüz ifadesi de sert olmalı, konuşulmamalı ve gülünmemelidir. Çünkü bu dansın kendine has ruhu vardır, bunu yaşayabilmek gerekir. Dansçılar dansederken sanılanın aksine karşısındakine karşı birşeyler hissedemez çünkü dansın ruhuna kaptırır kendini. İstanbul'da hergün bir yerde mutlaka tango gecesi vardır, buralara tango öğrencileri, öğretmenleri ve tango tutkunları gider ve pratik yapma amacı taşır. Tango gecelerine gelip giden ve oradaki kadınlara dans esnasında uygunsuz yaklaşımlarda bulunan biri derhal tango camiasından dışlanır ve tango gecelerine alınmaz. Çünkü dans esnasında karşıdaki insan sadece bir figürdür.

Türkiye’de de savaş sonrası Arjantin tango sevdası başlamıştır, Atatürk’ü de tango yaparken hatırlarsınız sanırım. Türkçe tango şarkıları da bestelenmiştir, bu konuda en bilinen isim Şecaattin Tanyerli olup, en bilinen şarkıları arasında “Sevdim bir genç kadını, Papatya gibisin beyaz ve ince, Sensiz kaldığım geceler ve Sana Nerden Gönül verdim “ gibi şarkılar sayılabilir. Türkiye dışında tango şarkıları besteleyen ve yorumlayanlar arasında ilk akla gelenler elbette Astor Piazzola ve Carlos Gardel’dir.

Şu an Arjantin’de neredeyse her sokakta tango salonları vardır ve daha çocukluktan herkes tango öğrenmeye başlar. Bizde nasıl kahvehaneler varsa, Arjantin’de de tango salonları bulunur.

Türkiye’de de birçok tango salonu ve kursları olmakla birlikte, ben buradan size kendi hocam olan Osman Cengiz’in internet sitesini vermek istiyorum. Çünkü kendisi, kendi kategorisinde Arjantin’de birinciliği bulunan çok eski bir dansçıdır. İstanbul’un birçok yerinde tango dersleri vermektedir. Ayrıntılı bilgiyi kendi websitesinden edinebilirsiniz: http://www.tangoturco.com/

Tango derslerini almak için grup derslerine katılabilir veya isterseniz eğer dans partneriniz varsa, partneriniz ile özel ders de alabilirsiniz.
Bugün bu tango konusuna nereden girdiğime gelince, bunun biraz hazin bir hikayesi var:
Bundan yaklaşık 4 yıl önce Kanada'da bir gazetenin editörlüğünü yapan Hakan adlı yakın dostumla neredeyse hergün internetten konuşuyorduk. Orada sıkıntıları vardı, gerek kişisel gerekse kültür farklılıklarından, gerekse hayatın monotonluğundan...Elbette Türk kültürüne alışmış ve de sürekli harekete alışmış herkes yurtdışında sıkıntı yaşar, bunu şu an ben de aynen yaşıyorum. Sonra Hakan'a ben daha evrensel birşey önerdim, tango derslerine katılmasını. Öncelerde direndi ama sonra razı ettim. Çünkü tangonun kültürü evrenseldi, sınır tanımazdı. Ve karşılığında memlekete geldiğinde bana tek bir dans borcu vardı. Aradan zaman geçti, son bir yıldır nedense e-maillerime cevap da gelmiyordu. Geçen haftalarda Hakan'ın kuzeni olduğunu sonradan öğrendiğim sevgili Emre benimle irtibata geçti, çok uzun zamandır beni bulmaya çalışıyormuş. Sebebi ise, benim çok sevgili dostum Hakan geçen yıl bir trafik kazasında hayata gözlerini yummuş ve kendisinden geriye kalan günlüklerde benden ve tangodan bahsediyormuş sürekli olarak. Bu günlüklerin bazı bölümleri Emre sayesinde elime geçti, okudum ve bir dansın insan hayatında ne kadar büyük farklılıklar yaratabileceğini gördüm. Ve sizinle bu dansın ayrıcalığını paylaşarak da, sevgili Hakan'ı onurlandırmak istedim. Şimdilerde Hakan'ın zamanında ona da ısrar etmesi nedeniyle Emre de tangoya başlamaya hazırlanıyor...Hakan, sevgili dostum, beni eğer duyuyorsan, buradan sana dostluğun için teşekkür etmek istiyorum, huzur içinde yat sevgili dostum...

Hepinize tango tutkusu dolu günler diliyorum. Sevgilerle.

12 yorum:

e fe dedi ki...

tango bir danstan öte duyguların bedeni kontrol edememesidir.

Feyza Fidan dedi ki...

Seyretmeye doyamam ama hiç yapmadım inan...Ben zarafeti görür (her nekadar sert haraketlerle yapılsada) asaleti hissederim tango yapanları seyrederken..
Belki hiç yapmayacağım ama yine seyretmeye doyamayacağım :)

Ve arkadaşının mekanı cennet olsun Arzucum..

Sevgiler...

Arzu Kaner dedi ki...

@e fe sanirim haklisin.

@feyzacim cok tesekkur ederim iyi dileklerin icin, sevgiler

ChaotiC dedi ki...

Al Pacino'nun en iyi erkek oyuncu rolüyle Oscar ödülünü aldığı "Kadın Kokusu" filmindeki tango sahnesi ve bu sahneye eşlik eden "Carlos Gardel" bestesi "Por Una Cabeza" parçası da muhteşemdir. O filmden sonra birçok kez tango dersleri almaya karar verip bir türlü hayata geçiremeyen birisi olarak şimdi gene içlendim. Tangoyu öğrenmeden ölmemeliyim =) Çok güzel bir yazı olmuş. Sevgiler...

Arzu Kaner dedi ki...

@chaotic, hicbirsey icin gec degil, istedigin an harekete gecip baslayabilirsin. Bu arada hakkaten kadin Kokusu ve oradaki tango sahnesi essizdir! Gercekten de tango boyle birsey, gozunuz kapali da yapabilirsiniz, onemli olan o dansin beden dilini bilmek ve ruhunu yakalamak. Osman hoca gozlerimizi kapattirip da calistirirdi zaman zaman...

sufi dedi ki...

Tangodan hiç anlamayan bir erkek arkadaşın;"Yatay duyguların dikey tatbiki"özdeyişinden sonra yıllarca dans etmedim diyebilirim.Ancak senin bu yazın bu yaşımda yeniden pistlerde dans etme tango yapma arzusu uyandırdı içimde.Ellerine sağlık.

Arzu Kaner dedi ki...

Sevgili Sufi, "Yatay duyguların dikey tatbiki" sözü bir takım kıt insanlar tarafından zamanında sadece tango için değil, tüm danslar için söylenmiş birşey, o nedenle fazla takmamanı öneririm. Bu gibi insanlar kendi bilinçaltında neden korkuyorsa,neye açsa, ne düşünüyorsa, o şekilde yansıtırlar kendi düşüncelerini. Şahsen ben tango gecelerinin birçoğuna katıldım, şimdiye dek bırakın terbiyesizlik yapmayı, yan gözle bakanını da görmedim. Tangonun ayrı bir ruhu var, inan karşımda Brad Pitt de olsa aklımdan başka birşey geçemeyeceğinden eminim. Elbette insanın karakteriyle de alakalı birşey. Eğer bir insan tangoya, dans sevgisi için değil de başka amaçlarla katılıyorsa, o zaman elden gelecek birşey yok. Ama o camiada da o kişiyi fazla barındırmazlar zaten...Tango salon dansı olduğu için, o derslere ve gecelere akatılanlar da zaten genelde kaliteli ve düzgün insanlar oluyorlar, katıldığında sen de göreceksin zaten. Çok sevgilerimle, içinde biraz dans sevgisi uyandırdıysam ne mutlu bana...

Arzu Kaner dedi ki...

Bu arada Chaotic, ben Carlos Gardel'i nasıl unutmuşum ya, haklısın, hemen ekliyoruz yazıya, çok tşk.

artificial dedi ki...

yazıyla alakasız ama aklıma benim benzer bişiy geldi geçen gün..

şimdi ben şırank diye ölsem,ailemin haber ver(e)medikleri insanlar; sadece msnden konuştuklarım, blogdan takip edenler, yada haftaya buluşmak için söz verdiğim bir insan öldüğümü öğreninceye kadar arayıp da ulaşamadıkları vakit ne düşünürler? ve öğrenince ne düşünürler..
hımm.. denesemmi acaba?

Arzu Kaner dedi ki...

@arti: hicbirsey olmaz, aci ama gercek. Seni cok sevenler birkac ay uzulur, az taniyanlar ve gormediklerin 1-2 gun ah-vah ceker, ailen ise cok uzulur sadece. Olan o. Hepsi bu kadar, ölümlü dünya, herkes ölüyor, herkes unutuluyor,sadece cok sevilenler arada hatırlanıyor, unutulmasa zaten kimse o aciyla ayakta kalamazdi. Sevdiklerinin anılarında yaşarsın, o da akıllarına geldiğinde...

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Bi de "Tango ve Chas" vardı çok güzeldi :P

Ya demek Arjantin Tango doğaçlama he! O zaman ruhu yakaladıysan hemen tango yapabilirsin mi? :)

Arzu Kaner dedi ki...

hayir zehirli orumcekcim, o is oyle degil :-) Birkac yil ogrendikten sonra duzgun tango yapabilirsin. Ve de ruhu yakalamak da zaman alir. Ruhu yakalasan da, ne hareketlerini yapabilecegini bilmedikten sonra bir anlami yok yani :-)

 
design by suckmylolly.com