
1960 doğumlu polisiye roman yazarımız Ahmet Ümit'in aslında çok da iyi bir şair olduğunu biliyor muydunuz? Kitaplarına örnek verecek olursak: Sis ve Gece, Agatha'nın Anahtarı, Kar Kokusu, Ninatta'nın Bileziği, Kukla, Beyoğlu Rapsodisi, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir...
Şiir Kitabı olan “Sokağın Zulası” 1989 yılında yayınlandı. Onun şair tarafı genelde hiç bilinmez, oysa ki bana göre oldukça başarılıdır. Şiir kitabından iki adet şiirini aşağıya yazıyor ve değerli yorumlarınıza bırakıyorum. Sevgilerle,
"İsimsiz bir aşk şiiri"
"Senden her ayrıldığımda
çılgınca dalgalanan bir insan denizinde
annesini yitiren bir çocuğun
ürkek hüznü çöker yüzüme.
seninle her karşılaştığımda
sabah kırağısıyla yıkanan çiçeklerin
cemresi vurur gözlerime.
seni tam bulduğum anda yitirmenin korkusu
tam yitirdiğim anda bulmanın sevinci,
seni treni kalkan bir yolcunu telaşı,
seni ilk öyküsünü bitiren genç bir yazarın hevesi
seni kayaları parçalayarak akan bir ırmağın deliliği,
seni güneşin tembel bakışları altında
uzanan başakların dinginliği,
seni bayramlık için para biriktiren
küçük bir çırağın sabırsızlığı,
seni bilmem hangi zalim kurşunun
kırdığı kanadına söz geçiremeyen
göçmen kuşun çaresizliği,
seni zorlu yıllardan sonra karşılaşan
kavga arkadaşlarının neşesiyle,
batarak kirpiklerime kadar gümüşten denizlere
vur emriyle aranan bir kaçakmışsın gibi
taşırım can evimin en saklı yerinde..."
"Seni seviyorum'un şiir dilinde söylenişidir "
"Gözlerin düşünce gözlerimin aklına
uyanır sisler arasından bir çift nilüfer
bir ırmak çırpınır yakamozların kuşatmasında
bahara koşar bozkırda tarlalar
"Senden her ayrıldığımda
çılgınca dalgalanan bir insan denizinde
annesini yitiren bir çocuğun
ürkek hüznü çöker yüzüme.
seninle her karşılaştığımda
sabah kırağısıyla yıkanan çiçeklerin
cemresi vurur gözlerime.
seni tam bulduğum anda yitirmenin korkusu
tam yitirdiğim anda bulmanın sevinci,
seni treni kalkan bir yolcunu telaşı,
seni ilk öyküsünü bitiren genç bir yazarın hevesi
seni kayaları parçalayarak akan bir ırmağın deliliği,
seni güneşin tembel bakışları altında
uzanan başakların dinginliği,
seni bayramlık için para biriktiren
küçük bir çırağın sabırsızlığı,
seni bilmem hangi zalim kurşunun
kırdığı kanadına söz geçiremeyen
göçmen kuşun çaresizliği,
seni zorlu yıllardan sonra karşılaşan
kavga arkadaşlarının neşesiyle,
batarak kirpiklerime kadar gümüşten denizlere
vur emriyle aranan bir kaçakmışsın gibi
taşırım can evimin en saklı yerinde..."
"Seni seviyorum'un şiir dilinde söylenişidir "
"Gözlerin düşünce gözlerimin aklına
uyanır sisler arasından bir çift nilüfer
bir ırmak çırpınır yakamozların kuşatmasında
bahara koşar bozkırda tarlalar
saçların takıldımıydı parmaklarımın ucuna
ürperir yeryüzünün bütün ormanları
kıvrılır çiçekli dallar
dolanır yüreğime yabani bir sarmaşık
gülümsediğinde bana
bir gelincik açar dudaklarının kıyıcığında
kayısı kokar çillerin
gözlerimi alır bal rengi bir ışık
dokunduğumda sıcaklıgına
damla damla dudaklarıma yapışır tenin
eriyip gidersin avuçlarımda
yanaklarında kor alevlerin kızıllığı
seni düşündüğümde
uzanmış bulurum kendimi
güneşin altında yemyeşil toprağa
bir ırmak devrilir başucumdan
suyun göğsünde agaçların gölgeleri
saçlarımda yine o rüzgar
usulca alır beni sevdan
çarpar bir gözlerine, bir ırmağa
bir gelinciklere, bir dudaklarına...
Ahmet Ümit
4 yorum:
Arucum, şiirler ve bilgilendirme çok harika. Fakat yazılar neden öyle güccük çıktı? Zor okudum canım ya!
Sevgili Arzu, Ahmet Ümit'in tüm kitaplarını okudum..Şiirlerini ise senin sayende okumuş oldum..Teşekkürler..
Şiir yazdığını bilmiyordum. "Beyoğlu Rapsodisi" adlı kitabını bir solukta okudum ve sonunda beklenmeyen bir sonla şok oldum. Şimdi sırada, "Kukla" var =) Sevgiler...
teşekkürler paylaşoımınız için
çadır
Yorum Gönder